Mitoloji Forum, Yunan, Asya, Dünya Mitolojisi  
Kapat
   

Geri git   Mitoloji Forum, Yunan, Asya, Dünya Mitolojisi > Mitoloji Genel > Dünya Mitolojisi > Slav Mitolojisi

Kullanıcı Etiketlenme Listesi

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 09-04-2013, 22:28   #1 (permalink)
Yetkisi
Yetki Bilgisi
Özel Üye
Ananke - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler
Üye No: 31
Üyelik tarihi: Aug 2013
Mesajlar: 9
Aldığı Beğeni: 1
Beğendikleri: 0
Etiketlenme: 0
Konuya Etiket: 0
Standart Slav Halkı Bilimsel Kanıtları

Slav Halkı Bilimsel Kanıtları

Hıristiyanlık, 7. ve 12. yüzyıllarda şehirlerde ve kalelerde yaşayan Slav toplulukları arasında elit bir din olarak ortaya çıkmıştır. Ortaçağ Slav halkının kırsal kesimde yaşayan ve çoğunluğu oluşturan kesimi arasında eski inanışlar gücünü devam ettirmiştir. Hıristiyan rahip ve keşişler özellikle Rusya’da yüzyıllarca dvoeveriye (çift inanış) ile mücadele etmiştir. Bir yandan köylüler ve çiftçiler hevesli bir şekilde, vaftiz olmayı, ayinleri ve Hıristiyan bayramlarını kabul etmişler diğer yandan da eski tanrıların ve mitlerin temellerinin dayandığı şeyler unutulduğunda bile pagan kültlerine tapınmaktan ve ayinlerini yerine getirmekte ısrar etmişlerdir. Basit bir köylünün bakış açısına göre Hıristiyanlık, eski Slav inançlarının yerine geçemezdi, ancak ona ekleme olabilirdi. Hıristiyanlık, öldükten sonra kutsanmış bir ahiret hayatı ve kurtuluş umudu vadediyordu ama bu dünyadaki kurtuluş için, sığırların korunması ve yıllık hasadın iyi geçmesi için, bereket inanışları ve koruyucu tanrılarıyla eski din gerekliydi. Bu, kilisenin gerçekten hiç çözemediği bir problemdi; en iyi ihtimalle kültteki tanrının yerine geçmesi için bir aziz ya da şehit ortaya çıkarabilirlerdi ama kültün kendisi zaten çok kapsamlıydı, tıpkı doğa olaylarının açıklandığı mitolojik bakış açısının olduğu gibi.





Aslında Slav halk inanışı paganizmi diriltmeye yetecek en zengin kaynak olsa da bu inanış orijinalliğini ve kutsallığını büyük ihtimalle kaybetmiştir. İnsanlar gelenek böyle olduğu için, bir hikâyenin anlatış şekli, bir festivalin nasıl kutlanacağı ya da bir şarkının nasıl söyleneceği üzerine kafa yormazlar. Eski tanrıların kültleri, Hristiyan azizlerin idolleriyle ve eski bayramlar da yeni Hıristiyan bayramlarıyla harmanlanmıştır.
Bu, akademisyenlerin folklorun kendi yapısını incelemelerine neden olmuştur ve yeniden inşa ettikleri kayıp mitolojiler yoluyla yöntembilimler tasarlamışlardır. Folkloru burada kabaca ikiye ayırabiliriz:
Baba Yaga,Ölümsüz Koşey, Alkonost, Jar-ptitsa ve Zmey gibi çeşitli yaratıklar ve fantastik karakterler hakkındaki peri masalları; Rus bogatır’ları gibi efsanevi kahramanlar hakkında epik şarkı ve masallar; domovoy, liho, vilas, vampirler,vodyanoy ve rusalka vb. gibi kötü ruhlar hakkındaki batıl inanışlar. Bu masalların ve inanışların çoğu oldukça eski olabilir hatta mitsel yapıdan ögeler de içerebilirler. Ama asla kendileri mit değildir çünkü derinlikten, kutsal anlamdan ve dini yönden yoksundurlar. Daha da önemlisi Slav halk toplulukları arasında büyük farklılık göstermeye eğilimlidirler.
Bazı Hıristiyan festival kutlamaları ve çeşitli Hristiyan azizlerine dair popüler inanışlar. Eski tanrıların izleri, pek çok Slav ülkesinde Perun’un yerini İlyas’ın almasında ve Meryem Ana, Vitus,Aya Yorgi, Sebasteli Vilas ve Aziz Nikolas gibi diğer pek çok azizin kültünde de görülebilir. Eski inanışlar ayrıca baharda kutlanan Yarilo ve yazın kutlanan İvan Kupala gibi festivallerde de kendisini gösterir. Bu iki festivalin de Hıristiyanlıkla çok az bağlantısı vardır ve büyük ölçüde Hıristiyanlık öncesi ritüeller içerirler. Bu bayramlar, onları hala kutlayan insanlar için dini öneme ve kutsallığa sahiptir. Sorun ise, Hıristiyanlık öncesi din unsurlarının günümüz Hristiyanlığıyla harmanlanmasıdır.
Orijinal Slav mitolojisi araştırmaları tam bir iz sürme işidir ve semiyotik, dilbilimi, filoloji, etnoloji ve karşılaştırmalı Mitoloji gibi çeşitli bilim dallarının etkin olarak bilinmesini gerektirir. Folklor kanıtları sadece şarkılar ya da masallar olarak değil izler ve semboller düzeyinde de yapısal olarak ele alınmalıdır. Bu işaretlerin her biri karakterlerin veya mekân isimlerinin sahip olduğu basit anlamlardan daha derin anlamlar barındıran anahtar kelimelerden oluşur. Sembollerin önemli yönlerinden biri onları değiştirmenin neredeyse imkânsız olmasıdır: isimler değişebilirken, yapıları aynı kalabilmektedir. Anahtar kelimelerin kaybolması ya da değiştirilmesi, sembolün değişmesine neden olur ki bu da daha sonradan metnin iç mantık yapısını çürütür ve tüm masalı anlamsız kılar. Masal, daha sonra unutulur çünkü onun nesilden nesle geçirilmesini sağlayan motif –ya da mantık- kaybolmuştur. Örneğin daha önce de belirtildiği gibi Slav gök gürültüsü tanrısı Perun, Hıristiyan halk kültüründe çoğunlukla İlyas (Elijah) ile ilişkilendirilir. Bu tanrı, Rus ve Belarus halk masallarının bazılarında Çar Ogin (Çar Alev) ya da Grom (gök gürültüsü) gibi çeşitli peri masalı karakterlerine indirgenirken, bazen Aziz Michael’le hatta bazen de Hıristiyan tanrısıyla bile özdeşleştirilir. İsmindeki değişiklere rağmen, Perun’u eski mitolojik metinlerde geçen bir sembol olarak tanımlamak için anahtar kelimeler her zaman var olmuştur: Perun, her zaman goredir (yukarıda, üstte, yüksekte, bir dağın tepesinde ya da semadadır; göksel bir tanrıdır ve aynı zamanda Slav panteonun en ulu tanrısıdır.); o suh’tur (kurudur, gök gürültüsü ve ateş yakan şimşek tanrısıdır); o strelası, kameni, molnijası ile (ok, taş, şimşek. Silahı elbette şimşeklerdir ve onları o kadar güçlü fırlatır ki kayaları yerle bir eder.) treska, razbija, goni, ubija’dır (yıldırım düşüren, bölen, gözeten, öldürendir; Perun gök gürültüsünün ve fırtınaların tanrısıdır, yok edici ve hiddetlidir). Perun’un gerçek ismi uzun zaman önce unutulsa da bu kelimeler, folklorik eserlerde sık rastlanan anahtar kelimelerdir. Sonuç olarak bu sembolün yapısı, kendi sembollerinin yapısında da benzer özellikleri paylaşan Hıristiyan dininin ve daha sonraki halk kültürlerinin benzer karakterleriyle Perun’un özdeşleştirilmesini mümkün kılmıştır.
Benzer bir yöntembilim izleyerek, Hint-Avrupa mitolojileriyle (özellikle Baltık Mitolojisiyle) paralellikler bularak ve zaman zaman da Slav paganizmi kayıtlarındaki ipuçlarına başvurarak bazı mitler yeniden inşa edilebilir. Özellikle Rus filologlar Vladimir Toporov, Vyaçeslav Vsevolodoviç İvanov ve Hırvat bilim adamları Radoslav Katičić ve Vitomir Belaj’ın yaptıkları araştırmalarla son 30 yılda Slav mitolojisindeki mitleri yeniden inşa etme alanında kayda değer bir ilerleme sağlanmıştır. Rus akademisyen Boris Uspenski’nin ve Sırp filolog ve etnolog Veselin Čajkanović’in yaptığı çalışmalar da oldukça değerli bilgiler içerir. Fakat folklorun eleştirel olmayan yorumu ve mitlerin başarısız bir şekilde yeniden oluşturulması aşağıda açıklanacağı gibi bazı sonuçlar doğurabilir.

Ananke isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Tag Ekle
bilimsel, halki, kanitlari, slav

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum Site Hakkında
Powered by vBulletin ® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0 PL2


Eğitim
Sitemiz Bir Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi webmaster@mitoloji.gen.tr Adresine yollayabilir veya Buradaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz


Mitoloji | Yunan Mitolojisi | Dünya Mitolojisi | Mısır Mitolojisi | Asya Mitolojisi |
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72