Babil Mitolojisinde Tanrılar

Babil Mitolojisinde Başlıca Tanrılar

Sümer ve Babil tanrılarının karşılaştırması:

Tiamat (Babil): Ulu Tanrıça veya Ana Tanrıça, Toprak Ana, tüm yaşamı besleyen, Apsu’nun karısı, Anşar ve Kişar’ın annesi, tuzlu suların efendisi.
Tiamat (Sümer): Nintu’nun (Ki) karşılığı.

Apsu (Babil): Tiamat’ın kocası, Anşar ve Kişar’ın babası, tüm tanrıların ve tatlı suların efendisi.
Apsu (Sümer): Anu’nun (An) karşılığı.

Mtımmu (Babil): Tiamat ve Apsu’nun oğlu, sislerin tanrısı.

Anşar (Babil): Tiamat ve Apsu’nun oğlu, Kişar’ın ağabeyi ve kocası.
Anşar (Sümer): Karşılığı yok.

Kişar (Babil): Tiamat ve Apsu’nun kızı, Anşar’ın kız kardeşi ve karısı.
Kişar (Sümer): Karşılığı yok.

Anu [An] (Babil): Anşar ve Kişar’ın oğlu.
Anu (Sümer): Nintu’nun kocası, tüm tanrıların babası ve efendisi. Her ikisinde de Gökyüzü tanrısı.

Nintu [Ki] (Babil): Erkek egemenliğindeki yaratılış söylencesinde yer almamıştır. Burada Anu’nun kansı ve Enlil’in akrabaları yoktur.
Nintu (Sümer): Tiamat gibi Ulu Tanrıça veya Ana Tanrıça, Anu’nun kansı, tüm tanrıların anası, ilk insanı çamurdan yaratmıştır.

Enlil (Babil): Yeryüzü ve gökyüzü arasındaki havanın tanrısı.
Enlil (Sümer): Anu ve Nintu’nun oğlu, Hava ve Tarım tanrısı. Anu ile beraber tanrıların efendisi olmuştur.

İştar (Babil): Nintu gibi, erkek egemenliğindeki yaraülış söylencesinde yer almamıştır.
İştar (Sümer): Önce Anu’nun, sonra Sin’in kızı, Ulu tanrıça veya Ana tanrıça, Aşk ve Savaş tanrıçası. (Yazının Devamını Oku..)

Yorum yap DEVAMI

Babil Dini

Babil Dini

Gökyüzü tanrısı Anu, hava tanrısı Enlil ve yeryüzü tanrısı Ea gibi en büyük üç Sümer tanrısı, Babil ilahları arasında da yer almışlardır. Daha sonra Marduk, Ea’nın oğlu olduğundan hem doğuştan gelen haklara hem de onun olağanüstü yeteneklerine sahip olarak doğar. Marduk tanrılar meclisine girer girmez, tanrılar ona yeryüzünde Enlil’in rolünü vermişler, böylece Enlil güç ve eylemden yoksun, sadece addan ibaret kalan bir tanrı haline gelmiştir. Marduk en üstün tanrı mertebesine ulaşır. Marduk’a evreni yaratma, faaliyet halinde tutma onuru ve esas amaçlan tanrılara hizmet etmek olan insanları yaratma onuru verilir.

Bütün tanrılar ve ölümlüler, Marduk’un emirlerine itaat ederler. Marduk dinsel bir devrim sonucu iktidara ulaşır ve onun zaferiyle evrende yeni bir düzen, yeni bir bakış açısı ortaya çıkar. Sümer tanrıları, genellikle temsil ettikleri gökler, kara ve su gibi kişiliklerle evreni oluşturan özün bir parçasıdırlar. Marduk, onlara yeni roller verdiğinde, evreni, B ab illilerin tanıdığı gibi yaratmıştır. Zaten var olan unsurları (tanrıları), kaosun içinden bir düzen ortaya çıkacak şekilde düzenlemiştir.

Marduk’un yeni düzeni eskisinin yıkıntıları üzerine kurması da dikkat çekicidir. Marduk yeni, erkek egemenliğine dayanan, ataerkil bir dinin, kadınların egemen olduğu anaerkil bir din üzerindeki zaferidir. Büyük Tanrıça ya da Ana Tanrıça olan ve bütün temel tanrılara yaşam veren Tiamat, artık tanrıların düşmanı haline gelmiştir. Eskiden iyi olan ve çocukların yaşamını koruyan Tiamat, şimdi kötüleşmiş, bu çocukları yok etmeye çalışmaktadır. Eskiden en iyi tanrılara hayat vermişken, şimdi canavar ve şeytanlara hayat vermektedir. Geçmişte kocası ve çocuklarından daha güçlüyken, şimdi güçlü sihirlerine karşı bağışıklığı olan yeni bir tanrıya yenik düşmüştür. (Yazının Devamını Oku..)

Yorum yap DEVAMI

Ortadoğu Mitolojisi

Ortadoğu Mitolojisi

MÖ 2500 yıllarına dayanan Ortadoğu mitolojisi, yeryüzündeki en eski yazılı edebiyat ürünleridir. Bu mitolojiler, bugün bildiğimiz gibi insan davranışlarına sahip tanrı ve kahramanlar evrenini ortaya koymuştur.

Yunan tanrıları kadar gelişmiş olmasalar da, Sümer ve Babil tanrıları da insan kişilikleri taşırlar. Gözde bir Ölümlüye yardımcı olmayı severler. Bununla beraber, pek çoğu genellikle aceleci huyları ve ani davranışlarıyla anımsanır. Bu tanrıların ne yapacakları önceden kestirilemez.

Babil’in yaratılış destanında, bir erkek tanrı olan Marduk, önceki dişi Tanrı Tiamat’ın yerini alarak evrenin yeni yöneticisi olur. Ortadoğu kültüründe sihir oyunları yapabilme becerisi, dünyayı yönetebilme becerisinin bir kanıtı sayılır. Bu nedenle iki tanrı, büyük sihir güçlerini birbirlerine karşı kullanarak boy ölçüşürler. Marduk daha güçlü sihirlere sahip olduğu için kazanır.

Telepinu hakkındaki mitoloji düğümünün, psikolojik karmaşıklıklar olmadan, bereket sorunlarını dile getirmesiyle ilgi çekmektedir. Tanrıların görünüşünden klasik bir güzellik saçılır ve ilahi kutsamalar için yalvarışlara bu hikâyede rastlanır. Babil ve Sümer mitolojisinin tersine, Mısır mitolojisi, Mısırlıların yalıtılmış bir kültüre sahip olduğunu gösterir. Onların evren görüşü, asla sürekli olarak egemenlik altında tutulamayacak olan kötülüklere karşı savaşan ve önceden kestirilemeyecek davranışlara sahip, yardımsever tanrıları ve hak eden insanlar İçin yeniden doğuşu içerir. Mısırlı tanrıların da insani duyguları ve ihtiyaçları vardır. (Yazının Devamını Oku..)

Yorum yap DEVAMI

İlyada Destanında Troya’nın (Truva) Yenilgisi

Troya’nın (Truva’nın) Yenilgisi

Paris’in ölümünden sonra, Helena ile, kardeşi Deiphobos evlendi. Odysseus, Akhilleus’un oğlu Neoptolemos’u Troya’ya getirdi, ona babasımn zırhını verdi. Athena, Epeios’a, içinde en büyük Yunan savaşçılarının gizleneceği, içi oyuk bir tahta at yapmayı öğretti. Bu sırada Odysseus da dilenci kılığında Troya’ya girdi. Onu tanıyan Helena ile birlikte, Troya’yı ele geçirmek için bir plan hazırladılar. Ama Helena daha sonra fikrini değiştirdi ve atın karnında gizli adamları ele vermeye çalıştı.
Yunanlar, ah Troya surlarının dışına bıraktılar ve yakındaki bir adaya saklandılar. Troyalılar attan kuşkulandılar, ama iki hain, bir Yunan armağanı kabul etmemesi için uyarılmış olan Apollon kâhinine saldırınca, tahta atı içeri aldılar. Sonra da savaşın kesin olarak sona erdiğini sanıp büyük zaferlerini kutladılar.

Gece olup Troyalılar uykuya dalınca, Odysseus, Menelaos, Neoptolemos dahil atın içinde gizlenmiş Yunanlar dışarı çıkıp, kent kapılarını, bekledikleri adadan gizlice dönmüş olan Yunan ordusuna açtılar. Yunanlar, bu büyük kenti yağmalayıp ateşe verdiler.

Menelaos, Deiphobos’u öldürerek Helena’yı geri aldı. Hektor’un ailesindeki kadınlar tutsak edildi; Troya’nın savaşı kaybetmesi halinde bunun böyle olacağı zaten biliniyordu. En başarılı Yunan savaşçılar, bu durumda artık Troyalı kadınların en önde gelenleri demek olan özel onur Ödülleri kazanmış oldular. (Yazının Devamını Oku..)

Yorum yap DEVAMI

Eğitim

Copyright © 2011 Mitoloji.gen.tr

mitoloji türk mitolojisi yunan mitolojisi anadolu mitolojisi Mısır Mitolojisi Sümer Mitolojisi sitemap | RSS